TBMM Başkanı Yıldırım’dan Trump’a: Mutlaka bu yanlıştan dönülmelidir

07.09.2018 19:42 | Son Güncelleme:07.09.2018-19:43
AA

TBMM Başkanı Yıldırım’dan Trump’a: Mutlaka bu yanlıştan dönülmelidir

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, tüm dünyanın ABD Başkanı Donald Trump’ın aldığı kararları şaşkınlıkla izlediğini, bu durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Hele hele Türkiye’yi tehditle hizaya getireceğini zannedenler çok büyük yanlış içindedir, Türkiye hiçbir zaman tehditle, parmak sallamakla hizaya getirilecek bir ülke değildir.” dedi.

Türkiye’nin en eski fuarı olan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 87’inci  buluşması, İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış töreniyle başladı.

Fuar için İzmir’e gelen 27 ülkeden delegasyonun katılımıyla düzenlenen  törende bir konuşma yapan TBMM Başkanı Binali Yıldırım, İstiklal Savaşı  uluslararası bir anlaşmayla neticelenmeden toplanan İzmir İktisat Kongresi’nde  alınan kararlar kapsamında kurulan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın geçen süre  içinde milletin girişimcilik ruhunu canlandırdığını, üretimi teşvik ettiğini ve  yerli malı kullanımını özendirmeyi amaçladığını belirtti.

Dünyada soğuk savaşın sona erdiği 1989 sonrası büyük değişimler  yaşandığını, Türkiye’nin bu dönemde yaşadığı ekonomik ve siyasi krizler nedeniyle  önüne gelen fırsatları değerlendirmediğini ancak 2000’li yıllarla birlikte  istikrar ve güven sayesinde ekonomisini büyüttüğünü, ihracatını hızla artırdığını  ifade eden Yıldırım, bu dönemde önemli altyapı projelerinin hayata geçirildiğini,  bugün artık altyapı yetersizliğinin söz konusu olmadığını bildirdi.

Türkiye’nin son dönemde yaşadığı ekonomik gelişmeleri yeterli  göremeyeceklerini, potansiyelin varılan noktanın çok üzerinde olduğunu aktaran  Yıldırım, “Gelişen dünyayla rekabet etmek için bilgi ve teknolojiye sahip  olmaktan başka yol yoktur. Yatırımları bundan sonra bu alanda daha fazla yapma  zorunluluğumuz vardır. Gençlerimizi bilgi ve teknoloji yoğun üretime yönlendirmek  durumundayız. Eski üretim kalıplarıyla devam edersek maalesef orta gelir  tuzağından kurtulmamız çok zor olacak.” dedi.

YERLİ TELEFON TEŞEKKÜRÜ

İnovasyon kavramının bu yüzyılı tanımladığını, “Fatih’in İstanbul’u  fethetmesi kadar önemli bir tabir olduğunu” anlatan Yıldırım, milyarlarca dolar  ciro yapan şirketlerin 10-15 yıllık geçmişi olduğunu, geçmişi 150-200 yıllık  olanların ise sahneden birer birer çekildiğine işaret etti.

Türkiye’nin de teknoloji şirketlerini uluslararası ölçeğe taşımak  zorunda olduğunu, bakanlığı döneminde özellikle yerli cep telefonu ve bilgisayar  yapılması konusunda büyük gayret gösterdiğini anlatan Yılrdırım, “Bugün  memnuniyetle görüyorum ki bu yönde başlattığımız bu girişimler meyvesini vermeye  başlamıştır. Geç olmakla beraber gelinen nokta cesaret verici. Bu vesileyle  Vestel’i ortaya koyduğu yılmaz çalışmadan dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum.”  diye konuştu.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin Gazi Mustafa Kemal  Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesini yakalamayı değil, üstüne  çıkmayı, takip edilen ülke olmayı hedeflemesi gerektiğini belirtti.

Yıldırım, şöyle konuştu:

“Bugünlerde bazı ekonomik sıkıntılar yaşadığımız gerçektir, her  baharın bir kışı vardır misali ekonomimizde bugünlerde kış mevsimi var. Karşı  karşıya olduğumuz zorlukları sızlanarak, şikayet ederek aşamayız ya da siyasi  eleştirilerle çözüm üretemeyiz. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemide 81 milyon  Anadolu evladı yok aynı zamanda ümidini bu ülkeye bağlamış milyonlarca gönül  dünyamızın insanı var. Türkiye geçmişte olduğu gibi bu zorluğun da üstesinden  gelecek, milletimiz rahat olsun. Türkiye’nin imkan ve kabiliyetleri bu zorlukları  aşabilecek yeterliliktedir. Sen ben demeden biz olarak  bu zorlukların üstesinden  geleceğiz. Bir defa hedefimiz sadece zorluk aşmak değil, tekrar etmemesi için de  tedbirlerin köklü bir şekilde alınmasıdır. İşte millileşme ve yerlileşme bu  noktada çok önemli.”

2000’li yıllarda savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 24  olduğunu, bugünlerde ise yüzde 65’e çıktığını belirten Yıldırım, “Dün büyük bir  memnuniyetle ifade etmek isterim ki tamamen yerli mühendislerimizin aklıyla  emeğiyle genel maksat helikopterimizi ürettik ve ilk uçuşunu başarıyla  tamamladık.” dedi.

“TÜRKİYE HİZAYA GETİRİLECEK BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

Gelişmiş ülkelerin artık gelişmekte olan ülkelere fon akışını  engellemek için faiz yükselterek rezerv parayı silah olarak kullanarak ambargo ve  kısıtlama uygulayarak önlemler almaya başladığına işaret eden Yıldırım, şöyle  konuştu:

“Bu dünyanın geleceği, barışı ve küresel refah için pek hayra alamet  bir iş değildir. Hiçbir şekilde rezerv para silah olarak kullanılamaz. Ne yazık  ki dünya bir şaşkınlık içerisinde yeni Amerikan Başkanı’nın aldığı kararları  izlemektedir. Bu sürdürebilir bir durum değildir. Ve mutlaka bu yanlıştan  dönülmelidir. Hele hele Türkiye’yi tehditle hizaya getireceğini zannedenler çok  büyük yanlış içindedir, Türkiye hiçbir zaman tehditle, parmak sallamakla hizaya  getirilecek bir ülke değildir. İstiklal Savaşı’nda 7 düvele karşı dimdik durmuş,  çaresizlikler içinde büyük bir istiklal mücadelesi vermiş bu millet, bugün de  aynı yerdedir. Ben şunu memnuniyetle ifade etmek istiyorum, Amerika’yla yaşamaya  başladığımız bu krizde siyaset konsolide olmuş ve Meclis’te temsil edilen ve  edilmeyen tüm partiler tek ses haline gelmiştir, ülkemize karşı dayatmalara karşı  çıkmıştır. Bundan sonra iş siyasi iktidara, gerektiğinde de Meclise düşmektedir.  İktidarın arzu ettiği reform ve düzenlemeler yeni sistemde Meclisimizde kanun  teklifine dönüştürülecek ve ülkemizin aydınlık yarınları için alınması gereken  kararlar mutlaka alınacaktır.”

Sermayenin serbest dolaşımını savunan ülkelerin bugün kendi  sermayelerini göndermemek için tedbirler aldığını kaydeden Yıldırım, “Biz de bu  anlayışa yönelmek durumundayız. Bir yandan yabancı sermaye girişini daha da uzun  vadeli özendirmek diğer yandan kendi sermaye birikimimizi de ülkemizde tutmak  mecburiyetindeyiz.” dedi.

AB İLE İLİŞKİLER

Konuşmasına AB ile ilişkilere de değinen Yıldırım, bu konuda AB’den  kaynaklanan güven eksikliğinin yaşandığını, Türkiye’de “AB’nin Türkiye’yi  oyaladığı” yönünde bir kanaatin oluştuğunu aktardı.

Türkiye’nin AB üyesi ülke olma hedefinden vazgeçmediğini, bu konuda  AB’den daha samimi, kararlı ve vizyoner bir bakış açısı beklediğini vurgulayan  Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü, istiklalini hedef almayan,  Türkiye düşmanlarına alan açmayan her ülkeyle milli çıkarlarımızı koruma  ekseninde ilişkilerimizi mutlaka geliştireceğiz. Hak ve hürriyetlerin  geliştirilmesi, demokrasinin geliştirilmesi, çoğulcu anlayışın yerleşmesi  ekseninde AB çıpasını da önemsiyoruz. AB’nin de Türkiye ile iyi niyete dayalı,  karşılıklı çıkarları gözeten bir eksende hareket etmesini beklemek en doğal  hakkımız. AB’yi sadece şartlar iyi olduğunda değil şartlar olumsuz olduğunda da  yanımızda görmek istiyoruz.”

TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın konuşmasının ardından, açılış törenine  katılan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,  Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic, Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi  Sangay Bhattacharyya, protokol üyeleri ve yabancı delegasyon temsilcilerinin  katılımıyla açılış kurdelesi kesildi.
 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0

Kaynak için tıklayınız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz