Genel Müdür Yardımcılığını Bıraktı, Hiç Bilmediği Bir Sektörde Girişimci Oldu

1033

Araştırma firması ACNielsen’de 15 yıl çalışıp Genel Müdür Yardımcılığına kadar yükseldikten sonra tüm kariyerini bırakıp hiç bilmediği restoran işine giren Mehmet Büyükgürel, Kariyermerkezim.com’un bu haftaki konuğu

Kariyermerkezim.com:

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Mehmet Büyükgürel:

1969 yılında İstanbul’da doğdum. Lise eğitimimi İstanbul Alman Lisesinde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesini bitirdim. Hemen arkasından ise 1993’de dünyanın en büyük araştırma şirketi olan ACNielsen’da çalışmaya başladım. Burada geçirdiğim yaklaşık 15 yıl boyunca Proje Koordinatörlüğünden, Genel Müdür Yardımcılığına kadar yurtiçi ve yurtdışı çeşitli alanlarda sorumluluklar aldım. Yine aynı süreçte 3 sene kadar Dünya Araştırmacılar Birliği olan ESOMAR’ın Türkiye Temsilciliği görevini fiilen yürüttüm. Türkiye Araştırmacılar Derneği’nde de yıllar içerisinde Yönetim Kurulu Üyeliği de dahil olmak üzere bazı sorumluluklarım da oldu.

2007 yılında ise kurumsal hayata bir son vererek Taboo Cafe & Restaurant’ın ortağı olarak girişimcilik macerama atıldım. Son 10 seneyi başta hiç bilmediğim yemek sektörünü tanıma ve Taboo’yu sektör içinde kuvvetli bir marka/kurum olarak yerleştirme eksenli çalışıyorum.

Bu arada 2008-2011 yılları arasında Koç Üniversitesi’nde Pazarlama Araştırmaları konusunda da ders verdim.

Kişisel olarak da windsurf, yelkencilik, kayak ve DJ’lik sevdiğim aktiviteler arasında.

 

Kariyermerkezim.com:

Bize biraz kurumsal hayattan ve girişimciliğe geçmeye nasıl karar verdiğinizden bahseder misiniz? ACNielsen gibi uluslararası bir firmanın Genel Müdür Yardımcılığı’ndan ayrılmak gibi radikal bir kararı nasıl aldınız?

Mehmet Büyükgürel:

Hizmet sektörü kendi içinde çok dinamik bir alan. ACNielsen ise dünyada “Pazar payı” kavramını geliştirmiş olan, bu işin duayeni bir firma. Pazarlama Araştırmaları sektöründe geçirdiğim yıllar boyunca yüzden fazla firma ile binlerce araştırma projesinde çalıştım. Düşünün bir gün Otomotiv sektöründe reklam etkinliğini araştırırken, ertesi gün daha o dönem henüz çıkmamış olan cep telefonu sektörünün lansmandan sonraki Pazar büyümesini tahmin etmeye çalışıyorsunuz. İşte beni o dönem en tatmin eden noktalardan biri bu çeşitlilik ve dinamiklikti.

Zaman ilerledikçe ve lokal, bölgesel ve uluslararası yöneticilik sorumluluklarım arttıkça, kurumsal dünyayı daha iyi tanımaya başladım. Gerekli, gereksiz bir sürü raporlamalar, toplantılar, performans yönetim süreçleri, bitmez tükenmez bütçe maratonları bana sıkıcı ve tekrarlayan bir tiyatro senaryosu gibi gelmeye başladı.

Ama asıl bardağı taşıran nokta, son yıllarımda ACNielsen iç yapılanmasında Türkiye’nin sorumluluğunun hiç etkin ve yetkin olmayan bir ülkeye/ekibe verilmesi olmuştur. Bu lokal karar mekanizmalarının sabote edildiği organizasyon şeması, verilen yanlış kararlar ve uygulamalar, maalesef yıllarca emek verdiğim ve başarıyla büyümesine katkıda bulunduğum ACNielsen’in hızla yıpranmasına yol açtı. İşte o an ben artık bu tiyatro oyununun içinde olmak istemediğimi anladım.

 

Kariyermerkezim.com:

ACNielsen’de geçirdiğiniz bu 15 yıldan sonra kariyerinizi nasıl şekillendirdiniz?

Mehmet Büyükgürel:

Zaman içinde aklımda tabii ki bazı fikirler oluşmuştu. Ama ilk iş olarak öncelikle kendimi birkaç ay nadasa çektim. Asıl bu boş kaldığım dönemde düşünecek, inceleyecek ve çevremdeki güvendiğim insanlarla tartışacak fırsatı yakaladım. Sanırım 6-7 ciddi proje ile ilgili detaylı araştırmalar yaptım. İşin ilginci bu projelerin hiçbiri Araştırma sektörü ile ilgili değildi ve buradaki 15 yıllık deneyimimi kullanmıyor olmam epey kafamı kurcalıyordu. İşte tam bu dönemde Koç Üniversitesi’nden Pazarlama Araştırması dersini vermem konusu ile ilgili bir teklif geldi. Eğitim vermeyi hiç bilmememe rağmen, sektörel bilgimi gençlere aktaracak olmanın heyecanıyla memnuniyetle bu teklifi kabul ettim. 3 sene boyunca İşletme bölümü ve yüksek lisans öğrencileri ile beraber çok keyifli ve benim açımdan bir o kadar değişik bir dönem yaşadım.

Kariyermerkezim.com:

Taboo ortaklığınız da bu döneme mi denk geliyor?

Mehmet Büyükgürel

Evet, üniversite eğitmenliği öncesinde de üzerinde çalıştığım projelerden biri idi bir cafe & restoran sahibi olmak. Nitekim sonuçta eski bir arkadaşımın işletmesi olan Taboo’ya ortak olmama karar verdik ve işe koyulduk. Taboo, harika bir mutfağa sahip olan lokal bir işletme idi. Yaptığımız tüm stratejik gelişim adımlarını sırayla uygulamaya aldık. Kurumsal kimlik çalışmaları, lokasyon analizleri, menü optimizasyonu epeyce üzerinde çalıştığımız alanlar. Bu esnada paket servis operasyonunu da devreye aldık. Bu adım o dönem gayet iddialı olan bir alanı da bize açtı. O zamana kadar paket servis dendiğinde akla daha çok pizza, burger ve kebap geliyordu. Halbuki taboo olarak kullandığımız yeni ambalaj ve paketleme ekipmanları sayesinde restoranda yediğiniz her türlü yemeği evlere ve işyerlerine kalitesini muhafaza ederek gönderebilmeye başladık.

Tabii tüm bu süreçte pazarlama alanına da çok önem verdik. Müşteri ilişkileri
yönetimi, yatırım yaptığımız alanlardan biri. Yemeksepeti.com ile de hep dirsek
teması içinde çalışarak onlarla beraber projeler geliştirdik. Bunlardan bazıları
halen Yemeksepeti.com bünyesinde aktif olarak kullanılıyor.

Kariyermerkezim.com:

Çok keyifli bir işten bahsediyor gibisiniz. Yaşadığınız güçlükler olmadı mı?

Mehmet Büyükgürel

Olmaz olur mu? Öncelikle ticaret kurumsal hayata nazaran bambaşka bir disiplin.
Ben ise bu disiplini neredeyse hiç bilmeyen bir geçmişten geliyorum. Kurumsal
hayatın normları, dinamiklerinin KOBİ ticaretinde çok farklı karşılıkları olduğunu
zaman içinde mecburen öğreniyorsunuz. Kurumsal hayatta çok da tanımadığınız,
bilmediğiniz kanunlar ve bürokrasinin ticarette bir anda başarı/başarısızlık
dengesini bozan bir etken olduğunu anlıyorsunuz. Kurumsalda birkaç firma
arasında yaşadığınız rekabetten çok farklı bir piyasayı tanıyor, binlerce rakipten
nasıl farklılaşmanız gerektiğine kafa yorup duruyorsunuz.

Kariyermerkezim.com:

Son olarak girişimci adaylarına vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mehmet Büyükgürel

Bana göre girişimcilik bir hayali hayata geçirebilmektir. Dolayısıyla işin başı
hayallerimizin içinden iyi bir iş fikri ortaya çıkarabilmekte. Ama asıl iş bu fikri nasıl
hayata geçireceğinizle alakalı. Girişimci çok okumalı ve araştırmalı, çevresindeki
güvenilir kişi ve kaynaklardan bilgi almalı ve sosyal medyayı iyi kullanmalı ama
tüm bu aşamalarda edindiği bilgileri körü körüne değil, kendi düşünceleri ile
birlikte özümleyerek analiz etmeli. Kendini tanımalı, kendine inanmalı ve inandığı
konularda da cesur olmalı, hata yapmaktan korkmamalı. Yapılan hatalardan ders
alarak yeni fikirlerle ortaya çıkabilmeli. Bir de bu girişimcilik serüveninden keyif
almalı.

Kariyermerkezim.com:
Bu güzel röportajdan dolayı teşekkür eder, girişimcilik hayatınızda başarılar
dileriz.